

Bu Ay : 526
|
|
Anasayfa /
Isparta /
İlçeler /
Atabey / gelenekler
İlçenin halen kısmen yaşatılmakta olan gelenekleri vardır.
Bunlar;
Gezek: Bayram geceleri, gençlerin kur’a ile tespit edilen bir
evde yemek yemeleri ve yemeği takip eden eğlencedir. Yemek,
genellikle yemeğe katılanlar tarafından getirilirdi. Asıl amaç,
yemek sonundaki eğlencedir. Gençler, çeşitli oyunlar oynayarak ve
sohbetlerle hoşça vakit geçirirlerdi. Bu yemekler sayesinde
dayanışma ve diyaloglar gelişmiştir.
Cami Önü: Ramazan ayı içerisinde her Perşembe ve Pazar günü,
ikindi namazından önce çocuklar tarafından çeşitli çerez ve
meyvelerin cami önündeki duvara tabaklar içinde konulması ile
başlar. Namazdan sonra camiden çıkan imam, bu çerez ve meyveleri
karıştırıp orada bulunan çocuklara eşit olarak dağıtır. Bu
dağıtımdan, getirilen çerez ve meyvelere katkısı olmasa da bütün
çocuklar eşit olarak pay alırdı. Böylece, hem fakirler sevindirilmiş
hem de paylaşma duygusu küçük yaşta aşılanmış olurdu.
Bayram Aşı: Ekonomik durumu iyi olanlar tarafından, dîni
bayramların ilk günü bayram namazından sonra mahalle ve ilçe
sakinlerine verdiği yemektir. Pirinç çorbası, bulgur pilavı,
nohut üzeri kapama et ve irmik helvasından oluşan yemeğe, bir
gün önceden Okucu (yemeğe ve düğüne davet eden görevli) vasıtası
ile halk davet edilir. Hem bayramlaşma, hem de sohbet için iyi
bir ortam sağlayan bir gelenektir.
Yağmurcuğa Çıkmak: Eskiden, yağmur yağmadığı zamanlarda
çocuklar bir sopanın ucuna bağladıkları bez parçası ile, sopayı
taşıyan çocuk önde ve diğerleri arkada olmak üzere maniler
söyleyerek evleri dolaşırlar ve buralardan bulgur, kıyma, yağ,
meyve gibi yiyecekler toplarlardı. Çocukların gittikleri hiçbir
ev onları boş çevirmez mutlaka bir miktar yiyecek verirdi.
Çocukların bu manileri ile dualarının kabul edilerek yağmur
yağacağına inanılırdı. Toplanan bu yiyecekler ise, gönüllü bir
evde pişirilir ve çocuklara yedirilirdi.
Düğünler: Beğenilen kızın ailesine, o mahallenin ileri
gelenlerinden biri ile ziyarete (kız istemeye) gelineceği haber
verilir Oğlanın annesi, babası, ailenin büyükleri ve eşraftan
iyi konuşan kişiler alınarak kız evine gidilir. “Allah’ın emri
ve peygamberin kavli” ile kız istenir. Kız tarafı uygun bulursa
“NASİPSE OLUR” der, uygun bulmayıp kızı vermek istemezlerse bir
mazeret ileri sürülüp uygun bir dille talep geri
çevrilir.
Olumlu cevaptan birkaç gün sonra tekrar kız evine gidilip
“YAĞLIK” yada “MENDİL” tabir edilen temsîli nişaneler alınır.
Bunu, tarafların karşılıklı ziyaretleri takip eder. Nişandan
sonra düğün gününe karar verilir.
Düğünler genellikle, Cuma akşamı kız evinde yapılan ve AHENK
adı verilen müzik eşliğindeki (genellikle def ve darbuka gibi
vurmalı çalgıların kullanıldığı) oyunlar ile başlar. Bu
oyunlara sadece genç kızlar ve kadınlar katılabilir. Cumartesi
günü kız evinde verilen yemeği takiben AHENK tekrarlanır ve
akabinde kına gecesi yapılır. Pazar günü de oğlan evinde düğün
yemeği verilir. Bundan sonra araç konvoyları ile kız evine
"Gelin Almaya" gidilir.
Gelin eve geldikten sonra, mahallenin kadınları gelin görmeye
gelir ve gelinin başında ekmek bölünüp akabinde damat
tarafından geline "Yüz Görümlüğü" denilen hediye
verildikten sonra damat sağdıcı ve arkadaşları tarafından
dışarı çıkartılır.Damat, yatsı namazından sonra dualar
eşliğinde eve getirilir. |
|
|

|